O Yaz

Aşk | Sevgi | Mutluluk | Hüzün | Ayrılık |

About Me

This is the place where you can put a brief summary of yourself. Or perhaps you have something to be shown off.

To completely remove this top box (i.e recent post, about me & search), head to header.php, delete everything between "TopBox: START" and "TopBox: END".

Archive for Mart 24th, 2008

OTELLER - ANTALYA - ANTALYA START OTEL

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Hoteller

Adres: ALI ÇETINKAYA CD. NO: 19, 07100

Tel: (242) 321 12 00 Pbx

Fax: (242) 321 12 11

Yatak sayısı: 112

Oda sayısı: 56

E-mail: starthotel@yahoo.com


Kuşadası

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

Ege bölgesi, Aydın ili, Kuşadası tatil yöresi

Aydın il merkezine 71 km. uzaklıkta, Ege Bölgesi’nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır.

Kuşadası Limanı, Yunanistan’a ait Sisam adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye’nin ikinci önemli deniz kapısıdır.

Ulaşım
Kuşadası’na kara ve deniz yolu ile ulaşım imkanı vardır. Kuşadası Limanı bölgenin önemli limanlarındandır. En yakın havaalanı İzmir’dedir. (more…)


Fethiye

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Görülesi Yerler

Ege bölgesi, Muğla ili, Fethiye tatil yöresi

Aydınlıklar Ülkesi’nin el değmemiş bakiresi Fethiye, Akdeniz’in içinde irili ufaklı adaların serpiştiği Fethiye körfezinde arkası çam ormanlarıyla çevrili kuzeye açık bir koyda yer alır. Kaya mezarları ve kale önünden bir düzlüğe, Karagözler’den denize doğru iner. Ufkunu şövalye adası, Günlükbarı ve karşılarındaki dağlar oluşturmaktadır.

Fethiye, Persler, Likyalılar, Karyalılar, Romalılara ait eserleri ile tanınmıştır. Kültürel zenginliği, doğal güzellikleri ve coğrafyası ile önemli turizm merkezlerimizdendir.

Tarihçe
Likya-Karya sınırında bir kıyı kenti olan bugünkü Fethiye’nin Antik Çağlardaki adı Telmessosdur. Kuruluşuna ilişkin kesin bir bilgiden yoksun olduğumuz kentin bilinen en eski yazılı belgelere göre M.Ö. V. yüzyıldan beri var olduğu söylenebilir. Telmessos uzun süre Likya’dan ayrı bağımsız bir kent olarak varlığını sürdürdü. Kent sırasıyla Pers, Büyük İskender, Roma, Bergama Krallığı, Bizans, Menteşeoğulları ve Osmanlıların egemenliğinde kalmıştır.

İklim
AgoraYörede, sıcak ve kurak yazları, ılık ve yağışlı kışları ile Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yaz aylarında 30 derece civarında olan sıcaklık, kışın genellikle 10 derecenin üzerindedir. Deniz suyu sıcaklığı hiçbir mevsimde 16 derecenin altına düşmez. (more…)


Armutlu

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

Yola İstanbul’dan özel araçla çıkıyorsanız ya Eskihisar’dan Topçulara ya da körfezi dolaşarak Yalova’dan termal yönünde Çınarcık yoluna giriyoruz. Aslına bakarsanız İstanbul Yenikapı’dan direk seferle kısa ve konforlu yolculukla Armutluya ulaşma imkânı da var.Termal yolunda denizi sağımıza alıp ilerliyoruz. İlk karşımıza çıkanlar çiçek seraları, bölgenin mümbit topraklarında yetişen Mayıs ayı ürünü enginar satıcıları oluyor. Bunları saksı ve kesme çiçek satanların albenili tezgâhları takip ediyor. İlk durak Çınarcık Çin Seddi misali oluşmuş yazlıklar denizi karşılarına almış, sırtını ormana vermiş onar katlı apartmanlarla geçiliyor. Nüfus tabelası 9000 yazıyorsa da aldanmayın bir de yazın görün. Bu noktada Armutluya 34 km, Gemlik için 75 km yolunuz kalıyor. Çınarcık ve Teşvikiye bitince evler apartmanlar da bitiyor. Artık yemyeşil bir doğa ile baş başasınız. Hele mevsim baharsa yoğun çiçek ve ot kokusu ciğerlerinize dolmaya başınızı döndürmeye başlıyor. Dahası değişik kuş sesleri içinde kendinizi Afrika’nın tropik ormanlarında sanabiliyorsunuz. Yaşlı çınarlar altında kurulu çay bahçelerinde toprağa basarak oturma imkânı zaman zaman bulunan mekânların bitiminde Şenköy’e geliyor ve ağızları açık bırakacak kadar görkemli bir çınarla karşılaşıyorsunuz. Üzerinde 3000 yaşında yazıyor. Gövde içi 36 metre kare olan alanda lokanta kurulu. Ağaç çevresinde karaağaç, gürgen, ıhlamurlar arasında dağılmış Osmanlıdan kalma mezar taşları, sütun başları görülüyor, yoğun kuş korosu konseri hep duyuluyor. Eski bir Rum Köyü olan Engere denilen tepede Şenköy’ün evliyası Yaren Baba türbesine ziyarete gelenler de oluyor. Engere’nin şirin ve küçük kumsallı plajı eski yerleşim alanı olarak izlerini sürdürürken günümüzde kampçıların gözde mekânı olma özelliğini de sürdürüyor. Yazın çok kalabalık olan plajın 3 km uzağında kimsenin açıkta kalmayacağı pansiyonlar hizmet veriyor.

Bir başka yerleşim olan Esenköy’e gelirken rampa inişinde sahil köyünü bir çırpıda tepeden görüyorsunuz. Sapsarı renkli, kokulu çiçekleriyle Katırtırnakları, satılık villalar, denizin yoğun yosun kokusu aklınızı çeliyor. Bilgede Çamlıbel Tesisleri plaj+kafe, Alabalık Şelale, Bülbül Deresi et+mangal, lokantaları hizmet veriyor. Güzergâh boyunca Karadeniz sahillerine nispet yaparcasına dağdan, taştan yeşil fışkırıyor, denizle kucaklaşıyor. Burun deliklerini yakan doğanın parfüm kokulu yolu, motosiklet sürücüleri için ideal ortamı tatlı meyiller, inişli çıkışlı rampaları ile sürücüsüne keyif vererek sağlıyor. Armutlu girişi öncesi Kaplıcalar mevkiinde, günübirlik aile banyoları, jakuziler, bay, bayan havuzlar, konforlu odalar, sağlık ünitesi, masaj, fizik tedavi ile hizmet veren Armutlu Kaplıcaları yer alıyor.(Tel no: 0(221)531 44 20) Bir başka tesis ise Kartal Resort (Tel no: 0(226) 531 47 77) Armutlu merkezinde yapım tarihi bilinmeyen fakat günümüze dek kullanıma olanak tanıyan antik taş Çarşı Köprüsü görülüyor. Geçmiş yıllarda şarapçılıkla uğraşan Rumların oturduğu bilinen yörede, günümüzde 24 ev koruma altına alınmış ve yenileme sonucu turizm amaçlı kullanımı projelendirilmiş. Armutlunun en uç noktası sayılan Bozburun mevkiinde yer alan bir başka anıt çınar görülesi heybete sahip bulunuyor. Selimiye bölgesi ise sahip olduğu Hıristiyanlık izleri taşıyan iki manastırı ile anılıyor.

Armutluya nasıl gidilir ?
Armutluya direk seferlerle İstanbul Yenikapı ve Bostancıdan 1,5 saate ulaşmak mümkün. Thuya eko-pansiyona gelecek konuklar, telefon ederlerse iskeleden servisle alınarak 7 km lik yolu olan Mecidiye Köyüne getirilip tatil dönüşü önceden bilet alınarak aynı şekilde iskeleye kadar bırakılıyor.Bir başka yol ise Pendik’ten araçlı feribotla Yalova’ya, Yalova’dan Gemlik veya Çınarcık üzerinden Armutluya geliniyor. Turyol Deniz Acentesi yolcu taşımacılığını İstanbul Eminönü ve Kadıköy iskelelerinden Esenköy ve Çınarcık seferleri ile gerçekleştiriyor.

Esenköy Tel no: 0(226) 243 63 93
Çınarcık Tel no: 0(226) 245 10 20
Eminönü İskele Tel no: 0(212) 527 99 52
Kadıköy iskele tel no: 0(216) 348 10 08

Armutlu’da ne yenir?

Armutlu Yarımadası ve Gemlik çevresi zeytinleri ve zeytinyağı ile ünlü. Gemlik, Umurbey çevresinde çok sayıda zeytin satışı yapan dükkânlar bulunuyor. Ayrıca Armutluda Mecidiye köyü inişinde, siyah, yeşil, kokteyl zeytin çeşitleri tadarak satın alabileceğiniz zeytincilere rastlanıyor. Ekmek veriyorlar sızma yağa banıp yedikten sonra beğenirseniz alıyorsunuz. Armutlu Çetinkaya Restoranda balık yenebiliyor. Narlı şirin lokanta ve kafeleriyle deniz kenarı mola vermeye uygun yol üzeri alternatifler. Sabah kahvaltısında dalından domates, biber koparma olanağının yanı sıra, yemek için hazırlanan fasulye, patlıcan gibi sebzelerden de elinizle toplayabilirsiniz. Yöreye has ekolojik sızma zeytinyağında pişirilmiş, buğdayla beslenmiş serbest gezinen stressiz tavuk yumurtası ile yapılan sahanda yumurta leziz oluyor. (Darı ve mısırla beslenen tavukların yumurtasında kıvam, renk, lezzet, koku değişimlerine rastlanıyor). Yörenin yüksek kokulu, kurutulmuş kekiklerini, köy ürünlerini satın alabilirsiniz. Köyün karabaş, kestane, ıhlamur balı da alınabilir kalitede.

Armutlu’ ve Yalova bölgesinde konaklayabileceğiniz otel, motel, pansiyon ve apartlar;
Baronet Otel ** (0226) 833 70 43
Yalova termal kaplıca tesisleri*** (0226) 675 74 00
Erdilli thermal resort *** (226) 531 41 25
Medusa hotel** (226) 246 00 94
İhlas Armutlu Tatil Köyü


Patriça

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

Patriça (Patariçe) : Burası Patriça Koyu olarak anılıyor adanın ön yüzüne oranla in cin top oynuyormuş gibi görünüyor.Patriça Koyuna bir başka deyişle buraya huzur koyu da diyebiliriz. Yapılaşmaya izin verilmiyor, zamanında ne yapılmışsa onlar kalmış, şimdi çivi çakmak yasak türünden koruma alanı içinde bulunuyor. Yunanca da koltuk değneği anlamına gelen Patriça gündüzü başka, akşamı başka yaşanan ender kalmış huzur sığınaklarından biri. Ne var diye sorarsanız aslında pek fazla bir şey yok. Temiz, sığ bir deniz, yaşayan deniz canlılarının bile doğallığı korunmuş, etraftan koya atık yok. Zamanında zeytin toplamak için gelenlerin konakladığı Birinci ve İkinci Köy olarak anılan 25 - 30 evden oluşan yerleşimler dışında, yazlıklar, siteler yok. Şekil itibari ile koltuk değneğine benzediği için bu isimle anılan Patriça da 1922 yılında Giritliler yaz kış oturup tarım ve zeytincilik yaparken sonraki yıllarda kimse kalmamış. Giritlilerin hepsi Ayvalığa bakan Cunda’nın ön yüzüne taşınmışlar. (more…)


CUNDA‘da turist olmak

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

CUNDA‘da turist olmak : Tur acentelerinin vazgeçilmez duraklarından biri olan Ayvalık Cunda Adasına karadan otobüsler veya denizden gezi tekneleriyle taşınan turistler, iskele çevresinde sahil yürüyüşü sonrası Cunda Adasına yeni yapılan çok dükkânlı pazara dalıyor ve bilhassa Ayvalık simgesi, amblemi taşıyan yöresel hediyelik eşyalara, resimlere, biblolara bakıyorlar. Cunda Adasında taş evlerin sıralandığı daracık taş kaplı sokaklarda tur rehberinin verdiği bilgileri dinleyen turistlere, adada bulunan Bizans mimarisi stilindeki Taksiyarhis Kilisesi, Panaya Kilisesi ve diğerleri gezdiriliyor. Bazısı pansiyon, bazısı yazlık olarak kullanılan eski Rum evlerinin kapı tokmakları, duvar süsleri, pencereleri ve pencerelerinden dışarı çıkan müzik sesleri, değişik bir atmosferde olduğunuzu hissettiriyor. (more…)


Cunda Adası ve Patriça Koyu

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

Adalar ve rüzgarlar ülkesi Ayvalığın şirin adası Cunda’ya (Ali Bey) gidiyor, ünü sadece deniz ürünü restoranlarıyla sınırlı kalmayan adanın arka yüzüne Patrica’ya uzanıyoruz. Ege’nin sofra kültüründe önemli yenilikleri, ağız tatlarının farklı lezzetlerle tanıştığı, buluştuğu Cunda Adasının birbirine tezat üç yüzüne ve son durumuna bakıyoruz. Rumlardan kalma taş evlerinin yer aldığı Cunda Adası bir zamanlar Ayvalığa yakın bir ada iken yapılan kara yolu bağlantıları ile ada olma özelliğini bir ölçüde kaybetmiş. Karayolu bağlantısı daha da genişletilip bir güzel asfaltlanmış, başı ve sonuna iki gösterişli tabela asılmış, adı da “Gönül Yolu” olarak kırmızı harflerle yazılmış. Diğer bağlantı ise köprüyle yapılmış. Köprünün de tabelası var, üzerinde “Bu köprü Türkiye’nin ilk boğaz köprüsüdür” diye belirtilmiş. Köprüyü geçip kaderine terkedilmiş görünen metruk yel değirmeni ile karşılaştığınız kavşaktan sola dönünce 16 balık restoranın bulunduğu restoranlar caddesine geliyorsunuz. Siz bakmayın restoranlar caddesi denildiğine, sahilin Ayvalık ve adalar manzaralı kıyı şeridi boyunca renkli, ahenkli bir hayat yaşanıyor. Kıyı şeridinde yan yana sıralı restoranların tam karşılarında sahil bölümleri var deniz kenarında oturmak isteyenlere. Ayvalık bağlantısının tekneler ile de yapıldığı iskeleler ve balıkçı motorları, pastane, kafe kompozisyonunu, bir türlü doymak bilmeyen balık bekleyen kediler tamamlıyor. Restoranlar arasında kalan bölüm ise hem piyasa caddesi (Bir çeşit podyum da denebilir) hem de çeşitli ağız tatlarının bulunabileceği satış noktaları ile devam ediyor. Bunlar arasında özellikle (Ayvalık Tostu olarak ünlenen) Cunda’nın ünlü peynirli tost yapanları, lokmacıları, sakızlı dondurmacıları, pamuk helva, kağıt helva, buzlu badem satıcıları yer alıyor. Gezici gül sunan kızlar, üstüne üstlük masa masa gezen müzik grupları ilgi çekerken, havalarda uçuşan Ege müzik kültürünün tanınmış ezgilerini harman edip atmosfer hakimiyetini ele geçiren kesif anason ve deniz kokusu buram buram hissediliyor. Masanıza piyangocu da uğruyor, fotoğrafçı da geliyor. En çok duyulan ise garsonların mutfağa verdikleri yüksek sesli siparislerden biri olan “35 lik yaş üzüm” oluyor. Bir de yıllara meydan okuyan, kahve olma özelliğini inatla sürdüren, doğal film platosu gibi estetik mimarisi, müdavimleri, karakter portreleri ile “Taş Kahve” bulunuyor. İçinde kırlangıçlar uçan, tarihi aynaların duvarları, renkli camların kapıları süslediği yüksek tavanları ile ferahlık veren, bayan erkek beraberce oturulan kahve, sahili daha ilgi çekici, cazip hale getiriyor. Durum böyle olunca kimse oturduğu yerinden kalmak istemiyor tabi. Oysa Cunda’nın mimari dokusu içinde gizlenmiş birbirinden ilginç yapılar bir o kadar da akılları çelen güzellikteki görülesi güzellikte evler bulunuyor. Bahçe içinde, basit ama albenisi olan evler, yeni sahiplerinin elinde şirinlik yarışına girmişlercesine temiz boyalı kapı pencereleri, kapı tokmakları, cephe süsleri, dökme demir balkon korkulukları fotoğraf severlere olduğu kadar Cunda’da yürüyüşe çıkanlara da zamanın unutturup içine çekiyor. Kilise sayısı oldukça fazla olan adanın çeşitli yüksek tepeleri, sunduğu panorama karşısında seyredenlerin resim yapma gibi arzularını da harekete geçiriyor. Cunda sahilinin sağ tarafı ise teknelerin konaklama ve bakımına ayrılmış. Bu bölümde yaşanan renk cümbüşü, betona yenik düşmüş kent dokusu içinde duyguları körelmiş olanlara, farklı bir atmosfer yaşatıyor. Yolun sonunda Cunda Adasını karşınıza alıp doyurucu manzarasını seyredebileceğiniz upuzun dalgakıran bulunuyor.Değirmenli kitaplıkCunda adasına 23.03.2007 de kazandırılmış yeni yapılardan biri de her açıdan rahatlıkla görülebilen bir tepenin zirvesinde bulunan küçük bir ayazmanın restorasyonu ile yapılmış. Yıllarca bakımsız, harabe durumda görünen ve keçilerin otladığı tepede, dört duvarı kalmış yapı, Rahmi M. Koç himayesinde tamamlanıp, Necdet H. Kent kitaplığı olarak isimlendirilmiş. Yapının çevre düzenlemesi sırasında bulunan değirmen temeli nedeniyle, eskiden var olduğu sayılarak kitaplık yanına bir de değirmen inşa edilmiş.