Eyl 14

DEMRE

Eski Kaş yolundan gelirken Demre (Kale) ovasına bakıldığında karşılaşılan manzara şaşırtıcı olurdu. Tepeden döne döne inen bu yoldan bakıldığında ovanın devasa bir naylonla örtülü olduğunu sanırdı insan. Son yıllarda çok hızla gelişen seracılık öyle bir hal almış ki Kale içerisinde, sanki her taraf sera naylonlarıyla örtülmüş.

Kale’liler seracılıktan iyi para kazanıyorlar. Ama Demre turizm açısından da önemli değerlere sahip.

Demre’nin uluslararası plana yayılmış ünü, Noel Baba olarak St. Nicolaus’ün yaşadığı ve piskoposluk yaptığı yer olmasından kaynaklanıyor.

Patara’da zengin bir adamın oğlu olarak dünyaya gelen ve iyi bir eğitim gören St. Nicolaus gençliğinde sık sık Filistin’e ve Mısır’a seyahat etmiş. Hakkında çokça öykü anlatılır. Bir deniz yolculuğu sırasında patlayan fırtınadan onun duaları sayesinde kurtulduklarına inanır denizciler. Onun anısına Bizans döneminde İstanbul’da bir bazilika yapılmıştır. Read the rest of this entry »

Eyl 14

Uzungöl bir köy, yayla ve eğlence yeridir. Turistik pansiyonları, alabalık lokantaları, küçük resort tipi otelleri ve doğal manzarası ile, az bulunur güzellikte gezi ve konaklama yeridir.
Uzungöl doğal manzara izleme, yürüme, tırmanma ve botanik (bitki örtüsü incelemeleri) turizmine uygun bir yerdir. Uzungöl’ de, bir vadi içinden akan temiz, berrak sulu bir dere, dar ve uzun küçük bir göle dökülür ve oradan taşarak akar ve Of kasabasından denize ulaşmak üzere Solaklı deresine (çayına) katılır. Bu temiz ve berrak sulu dere ve oluşturduğu göl karaçam ve diğer Karadeniz dağ ağaçlarından oluşan ormanla çevrilidir. Uzungöl’ ün bulunduğu bölge dama bulutludur. Gökyüzünün mavisi, güneş, bembeyaz bulut, yemyeşil orman ve berrak sudan oluşan manzara insanın iştahını açar. O nedenle Uzungöl’de yenen alabalık daha lezzetlidir.</SPAN>

Uzungöl doğal parkını ziyaret etmek istiyorsanız, Trabzon ilinin Of ilçesinden, 38 km güneyde ve yukarıda olduğunu belirtelim. OF’a geldikten sonra, Solaklı deresinin batı kenarından geçen, Çaykara, Dernekpazarı, Uzungöl yazılı trafik tabelasıyla işaretmiş yolu takip ederek Uzungöl’e gidebilirsiniz. Uzungöl Çaykara kasabasından hemen yukarıda ve deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yüksekliktedir. Uzungöl’e giden yol daima solaklı deresinin vadisini takip eder ve yolun etrafında tipik Karadeniz iklimine göre bitki örtüsü ve buraya insanlar nasıl ev yapmışlar, nasıl oturuyorlar dedirten en az bir kaç yüz metre yukarıda yamaçlarda küçük köyler (her cami bir köy kabul edersek yamaçlarda çok sayıda köy) ve yol seviyesinden evlere mal taşımak için kullanılan küçük teleferik benzeri çelik halatlı hatlar görebilirsiniz

Read the rest of this entry »

Eyl 14

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Giresun - Gölyanı Yaylası

Tarihi ve doğal zenginliklerle göz kamaştıran Türkiye’de, bugüne kadar çok fazla dikkat çekmemiş ve az bilinen bir çok yer keşfedilmeyi bekliyor.

Bursa-Suuçtu şelalesi

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor.

Bursa’ya 100, Mustafakemalpaşa’ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir ”doğa harikası” olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran bırakıyor.

Özellikle yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü ile Orman İşletme Müdürlüğünce koruma altına alınan şelale, tatil dönemlerinde lüks otellerin yerine saklı cennetleri tercih edenler için alternatif oldu. Etrafı ağaçlarla çevrili olan şelalenin en üst noktası ise deniz seviyesinden 500 metre yüksekte bulunuyor.

Suuçtu Şelalesi, her yıl ‘’saklı cennet” arayışında olan yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlıyor.

AV VE DOĞA TURİZMİ HAZİNESİ KOCAYAYLA

Bursa’nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunan Kocayayla, av ve doğa turizmi ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor.

Kocayayla Gediksiret mevkisinde belediyeye ait araziye ”yap-işlet-devret” modeliyle ağaç evler inşa ediliyor. Doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde, temiz ve serin havada tatil yapmak isteyen vatandaşlar konuk edilecek. Proje tamamlandığında Kocayayla, şehir hayatından sıkılıp tatilini doğayla baş başa geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif olacak. Av ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Kocayayla, yakın bir tarihte doğayla başbaşa kalınabilecek yeni bir yaşam alanı olarak kapılarını açacak.

KOCAELİ’NİN ”SOĞUKSU”YU GÖZDE MERKEZLERDEN

Kocaeli’nde merkeze bağlı Bahçecik beldesindeki Soğuksu Piknik Alanı, körfezin tamamını kapsayan manzarası, temiz havasıyla ziyaretçilerine ağaç altında piknik yapma imkanı sunuyor. Bölgeye ismini veren su ise mide rahatsızlıklarına iyi geliyor.

Kandıra’ya 8 kilometre uzaklıktaki Babaköy’ün sınırları içinden akan dereden adını alan Sarısu ise derenin Karadeniz’le birleştiği yerde bulunuyor.

Ağaçlar arasından süzülerek gelen Sarısu deresinde sazan, tatlı su levreği ve çeşitli tatlı su balıkları yetişiyor. Sarısu, bir kilometre uzunluğundaki kumsalı ve berrak deniziyle doğa ile baş başa kalmak isteyenlere eşsiz güzellikler sunuyor.

Gebze’ye bağlı Tavşanlı Köyündeki tabiat parkı ve doğal sit alanı ilan edilen Ballıkayalar Vadisi de 1,5 kilometre uzunluğunda, 40-80 metre genişliğinde. Dağcıların tırmanış yaptıkları Ballıkayalar Vadisi, kireç taşlarının erimesi sonucu gelişen jeomorfolojik şekilleri ile karstik bir boğaz şeklinde.

Gölcük ilçesindeki Beşkayalar Tabiat Parkı ise birinci derece doğal sit alanı. İzmit’e 24 kilometre uzaklıktaki Beşkayalar’daki 1154 hektarlık sahanın 1057 hektarı ormanlık alandan oluşuyor.

KOYLARI VE DOĞASIYLA KARABURUN

İzmir’in en küçük ilçesi Karaburun, yapılaşmanın görülmediği birçok koyu ve doğasıyla, Türkiye’nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alıyor.

İzmir ile arasındaki 130 kilometrelik yolun keskin virajlarla örülü olması nedeniyle ulaşım sorunları bulunan Karaburun, yarımada üzerindeki 1 belde ve 13 köyün merkezi konumunda.

Güneyde Datça Yarımadası’na benzer coğrafi yapısıyla gizli cennetleri barındıran Karaburun Yarımadası, doğa harikası koy ve plajları bünyesinde barındırıyor. Karayoluyla ulaşımın olmadığı birçok koyu sadece tekne turlarıyla görmek mümkün. Bölge, bu özelliğiyle yaz sezonunun en canlı döneminde bile tenha kalmayı başarabiliyor.

Karaburun merkezindeki ikisi mavi bayraklı dört plajın yanı sıra, merkezden uzaklaştıkça sakinleşen Esendere, Saipaltı, İğdealtı, Büyükkent, Dolungaz, Yıldızkent, Akçakilise, Yeniliman ve Kumbükü plajlarına sahip bulunuyor. Açık denize bakması nedeniyle çevrenin en temiz denizine sahip Karaburun, balıkçılık ve dalış turizmi konusunda önemli potansiyeller barındırıyor.

İlçede turizmi hareketlendirmek amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında bu yıl temmuz ayında 50 yıl aradan sonra ilk kez İzmir Karaburun arası denizden seferler başlatıldı. Ayrıca Karaburun Belediyesi de ilçenin yurt dışı tur operatörlerine tanıtımı için bir çalışma başlattı.

DİKİLİ’DE BAKİR KOYLAR

İzmir’in Dikili ilçesi de turistik yapılaşmanın diğer merkezlere göre daha az olduğu bölgeler arasında yer alıyor.

İzmir’in 120 kilometre kuzeyinde Bergama ilçesinden sonra gelen Dikili, yapılaşmanın görülmediği koy ve plajlara sahip. Turistik potansiyelini çok iyi kullanamayan ilçe, daha çok Dikili Limanı’nın getirdiği ticari hareketlilik ve jeotermal potansiyeli nedeniyle seracılıkta ön plana çıkıyor.

İlçenin en turistik beldesi olan Çandarlı’da ise genelde ikinci konutlar bulunuyor. Turizm yatırımcıların son yıllarda ilgi göstermeye başladığı Çandarlı’da Danimarkalı bir yatırımcı grubun büyük çaplı tatil merkezi yapacağı belirtiliyor. İlçedeki 2 bin 489 olan toplam yatak sayısının yakın zamanda artacağı ifade ediliyor.

İzmir ve çevresinde ikinci konutların yoğunluğu nedeniyle ön plana çıkamayan Seferihisar ilçesi de bakir turistik koy ve plajlara sahip.Ürkmez, Doğanbey ve Payamlı beldelerine sahip ilçe, bir süre önce İzmir’in metropol ilçesi haline geldi.

İlçenin turistik bölgelerinden Sığacık köyü ise devam eden büyük kapasiteli otel inşaatları ve yat marinasıyla, geleceğin turizm merkezleri arasında kabul ediliyor.

Eyl 10

İNCEKUM/ALARAHAN

Alanya-Antalya karayolunun 22. km’sinde Avsallar kasabası var. Avsallar kasabasıyla başlayan ve Alara çayına kadar devam eden bölge, denize kadar inen çam ve sedir ağaçları ve altın renkli kumsalıyla Alanya’nın diğer bölgelerinden ayrılıyor.

İncukum’un turizmcileri, beldelerini Alanya’nın diğer bölgelerine göre bu ayırdedici özelliğini öne çıkararakt anıtmaya çalışıyorlar.

İncekum bölgesi, Alanya merkezinin kalabalığından hoşlanmayan, sakin bir tatil geçirmek isteyen tatilcilerin aradığı bir tatil merkezi özelliğine sahip. 3,4 ve 5 yıldızlı 40’a yakın otelin bulunduğu İncekum bölgesinde çok yoğun bir yapılaşma gözleniyor. Tesisler bir set gibi kumsal boyunca sıralanıyorlar.

İncekum’a adını veren Orman içi kamp alanı ve plajı ise, bölgenin ortasındadır (Alanya’dan 24 km uzaklıkta). İncekum orman içi kamp ve piknik alanı, çok geniş bir alana yayılmıştır. Yürüyüş güzergahları, çocuk oyun alanları, piknik masaları, kamping alanı ve plajıyla her türlü ihtiyacı karşılar. Çevredeki tesislerde kalıyorsanız, Sabahları erken kalkın ve orman içinde yürüyün. Kuş sesleriyle cırcır böceklerinin o muhteşem korosu eşliğinde yapılacak bir sabah yürüyüşü sizi mahmurluktan kurtaracak ve ardından sıkı bir kahvaltı, güne iyi başlamanızı sağlayacaktır. Biraz daha zamanınız varsa, kıyıdaki kayalıkların üzerinde dolaşın. İçi su dolu irili ufaklı deliklerde küçük balık ve yengeç yavrularıyla oyalanın. Sonra da bırakın kendinizi denize ve kumları üzerinize yapışmayan plajında güneşlenin.

Çevredeki tesislerde kalmayıp da çadır kurmak isteyenlere, orman bölge müdürlüğü belirli bir ücret karşılığında yer veriyor. Su, elektrik, tuvalet ihtiyacını karşılıyor. Read the rest of this entry »

Eyl 7

Finike

Demre’den Antalya’ya doğru kıvrıla büküle giden, her kıvrımda yeni bir koyla karşılaşılan karayolunun 30. km’sinde Finike çıkar karşınıza, Finike portakallarıyla ünlü. Zaten her yanı portakal ağaçlarıyla kaplı Finike’nin.

Temiz, pırıl pırıl bir kent görünümünde. Yat limanının inşaatı sürüyor.

Kumluca yönündeki sahil yolu boyunca geniş bir kumsal eşlik ediyor. Motel ve pansiyon türü konaklama tesisleri de burada. Finike içinde de turistik belgesi olmayan ama temiz oteller var.

Limyra

Finike - Elmalı karayolu üzerinde Finike’den 6 km sonra Turunçova ilçesini göreceksiniz. Turunçova kent merkezinden sağa, eski Kumluca yolu ayrılır. Yaklaşık 4 km sonra Turunçova’nın Yuvalılar Köyü’nün Saklısu mahallesine varacaksınız. Limyra kent kalıntıları bu mahalleyle iç içe. Kentte kazılar 1969’da başlamış ama hepsi yörük 300 haneli köyün SİT alanı içinde kalan yaklaşık 40 ev boşaltılamadığı için kazı çalışmaları çok yavaş yürüyor. SİT alanı içindeki köylülerle devlet arasında kıyasıya bir mücadele sürüyor. Köylüler, devletin verdiği kamulaştırma bedelini az buluyorlar. Biz topraktan başka bir şey bilmeyiz, bize para vereceklerine Kumluca ya da Finike çevresine aynı büyüklükte toprak versinler diyorlar. Haklarında dava açılıp tahliye kararı alınmış 8 hane var. Jandarma baskısı sürekli tepelerinde. Read the rest of this entry »

Eyl 4

KEMER-KUMLUCA ARASI

Kemer’den çıkıp Kumluca yoluna, batıya yöneldiğinizde Kemer öncesinde olduğu gibi sizi çok sayıda tatil merkezi yol ayrımı karşılayacak.

Çamyuva tatil köyleri ve Naturland Tatil Kompleksi

Çamyuva tatil köyleri için yol ayrımı 4. km’de. Çamyuva tatil köyleri de, diğerleri gibi çam ağaçlarıyla deniz arasına çok uygun bir şekilde yerleşmiş. Dışarıdan bakıldığında çoğu tesis görülmüyor bile. Önce altyapısı ve imar durumu hazırlanıp sonra inşaata izin verildiği için, Kemer bölgesindeki tüm tesislerde doğayla bu uyum, belirgin olarak göze çarpıyor.

Kemer çevresinde son yıllarda deniz kıyısı değil de Torosların etekleri popülerleşmeye başladı. Çam ormanı içinde denizden biraz yüksekte, doğayla iç içe tatil geçirmek isteyenlere hitap eden tesisler ve yazlık konutlar yapılmaya başlandı. Read the rest of this entry »

Eyl 2

Evet bir çoğunuz sadece ismini duymusunuzdur ama bugune kadar ne görmüşünüzdür nede resimlerine bakmışınızdır şimdi kısaca yaşadığım Saros Körfezini anlatıcam ;
Saros Körfezi Marmara bölgesindeki Ege Denizidir ilk duyan herkes ne egesi diyebilir ama uydudan alınan resime göz attıgınızda bana hak vericeksiniz

Saros korfezinin Diğer üstün özelliği Temizliği ve berraklığı ,Su akıntıları yüzünden Yilda üç defa ve ayni zamanda olmak üzere, subat, nisan ve temmuz aylarinin 15. veya 18. günü baslayip, 25. veya 28. günü sona eren körfezin kendi kendini temizlemesi isleminde tabanda soguk su ve yüzeyde sicak suyun yarattigi akintilar körfezi içine atilan tüm artik ve atik maddelerden kurtariyor.
Read the rest of this entry »

Haz 24

Mobilya devi Elvila İnternational’ın sahibi, dünyaca ünlü Rumen işadamı Viorel Catarama, 53′üncü yaşını geçtiğimiz haftalarda Antalya, Belek’te kutladı. Sabah Gazetesai’nin haberine göre; senede birkaç defa ailesi ve arkadaşları ile gelip Calista Luxury Resort bünyesindeki Villa Leo’da konaklayan Catarama, bu kez de doğum günü için buradaydı. Çok sevdiği, 80′li yılların dünyaca ünlü grubu Boney M.’i de otele getirtip mini bir konser verdirten Catarama’nın bir hafta süren doğum günü partisine Gazprom, Yukas ve Sibneft gibi Rus petrol devlerinin yöneticileri de katıldı. İddialara göre, yaklaşık 1 milyon dolara malolan partide, Boney M’in mini konserinin yanı sıra oryantal gösterisi de vardı. Read the rest of this entry »

Haz 24

Turist gruplarınıza İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde gökyüzünde bir akşam yemeği sunmak ister misiniz? İşte “Dinner in the Sky” ile bu mümkün; yerden 55 metre yükseğe (Galata Kulesi yüksekliğinde) kaldırılan bir masada profesyonel bir ekip tarafından hizmet veriyor.

Masanın azami kapasitesi 22 kişi ve masanın ortasındaki alanda 3 kişilik (Şef Aşçı, Garson, Şovmen, Kameraman vb.) bir ekip hizmet verebiliyor. Dinner in the Sky 8 saatlik seanslar olarak kiralanabiliyor. İhtiyaca göre saatte 2 kez hizmet alınabiliyor. Örneğin saatte 2 kez havalandığı takdirde bir günlük kiralamada 350′den fazla kişi bu benzersiz deneyimi tadabilir. Ya da sadece 22 seçkin konuk için de kullanabilir.

Haz 24

Dalyan’daki kaya mezarları eriyor!

Acilen korunma çalışması yapılması lazım.

Dalyan’daki antik kentin uzantısı olan, 2400 yıllık kaya mezarlar, doğa koşulları, insan tahribatı ve mezarların yapıldığı kireç taşının dayanıksızlığı nedeniyle eriyor.

Kaunos Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Cengiz Işık,  kaya mezarların yüzeylerinde inanılmaz bir korozyon (aşınma) yaşandığını belirterek, “Bölgede etkili olan asit yağmurları ve hava kirliliği, mezarları olumsuz etkiliyor.  Mezarlarda yaşanan aşınma tehlikeli bir boyutta” dedi.

“Amacımız kaya mezarları gelecek kuşaklara aktarmak” diyen Prof. Işık şöyle devam ediyor: “Bu amaçla acilen bir konservasyon (korunma) çalışması yapılması lazım.  Kaya mezarların kurtarılması amacıyla gerekli olan müdahale projesi için 300 bin euro lazım. Kaya mezarlardaki korozyon adeta bir kanser gibi yayılıyor, acilen önlem alınmalı.”

« Previous Entries Next Entries »