O Yaz

Aşk | Sevgi | Mutluluk | Hüzün | Ayrılık |

About Me

This is the place where you can put a brief summary of yourself. Or perhaps you have something to be shown off.

To completely remove this top box (i.e recent post, about me & search), head to header.php, delete everything between "TopBox: START" and "TopBox: END".

CUNDA‘da turist olmak

Written by admin on Mar 24th, 2008 | Filed under: Tatil Yerleri

CUNDA‘da turist olmak : Tur acentelerinin vazgeçilmez duraklarından biri olan Ayvalık Cunda Adasına karadan otobüsler veya denizden gezi tekneleriyle taşınan turistler, iskele çevresinde sahil yürüyüşü sonrası Cunda Adasına yeni yapılan çok dükkânlı pazara dalıyor ve bilhassa Ayvalık simgesi, amblemi taşıyan yöresel hediyelik eşyalara, resimlere, biblolara bakıyorlar. Cunda Adasında taş evlerin sıralandığı daracık taş kaplı sokaklarda tur rehberinin verdiği bilgileri dinleyen turistlere, adada bulunan Bizans mimarisi stilindeki Taksiyarhis Kilisesi, Panaya Kilisesi ve diğerleri gezdiriliyor. Bazısı pansiyon, bazısı yazlık olarak kullanılan eski Rum evlerinin kapı tokmakları, duvar süsleri, pencereleri ve pencerelerinden dışarı çıkan müzik sesleri, değişik bir atmosferde olduğunuzu hissettiriyor. Balığa çıkacak balıkçıların gölgeli duvar diplerinde paraketeleri hazırlamaları, bahçe duvarlarında miskin kedilerin oluşturduğu kompozisyonlar karşısında, fotoğraf makineleri, kameraları, cep telefonlarıyla bir tür foto safari yaşayan turistler, sınırlı program içinde ayaküstü zamanı değerlendirip, domatesli, peynirli Ayvalık tostu, sakızlı dondurma, lokma yemeyi, Taş kahvede çay içmeyi de ihmal etmiyorlar. Çarşı boyunca şık şişelerde satılan hediyelik has zeytinyağı alanlarda oluyor. İskele karşısında bulunan galeride, farklı tasarımlarıyla sergilenen takılar da hanımlar tarafından büyük ilgi görüyor.Cunda’nın arka yüzüAdaya gelişte köprüyü geçtikten sonra yükselen asfalt rampa yolu takip edenler, Cunda’ya ve Ayvalık sahil siluetini yüksekten seyreden tepeden geçerek adanın oldukça sakin, doğal görünüme sahip kamp alanlarının ve gözü rahatsız etmeyen bazı konaklama tesislerinin bulunduğu bölüme geliyorlar. Zeytin ağaçları arasında yer yer turistik tesislerin bulunduğu bu bölümde, tek katlı ahşap ağırlıklı bungalov tipi evlerde, karavanlarda, kamp alanlarında konaklanabiliyor. Konuklar için ağaç gölgeli çardaklar, restoranlar, sahil bahçeleri, çevrenin oksijeni bol esintili havasıyla bunalmadan, yoğun Ağustos böceği sesleri arasında tatil imkânı sağlıyor. Otomobil, motokaravan veya motosikletle gelenler tatilleri boyunca güneşten, kum plajlı denizden, su sporlarından, tesisin ünitelerinden ve internet hizmetinden yararlanıyorlar. Şimdi adanın bu renkli cafcaflı görüntüsünden ayrılıyor. Girişte karşılaştığımız metruk değirmenin sağında uzanan önceleri asfalt sonraları toprak yola devam ediyoruz.Patriça Burası Patriça Koyu olarak anılıyor adanın ön yüzüne oranla in cin top oynuyormuş gibi görünüyor.Patriça Koyuna bir başka deyişle buraya huzur koyu da diyebiliriz. Yapılaşmaya izin verilmiyor, zamanında ne yapılmışsa onlar kalmış, şimdi çivi çakmak yasak türünden koruma alanı içinde bulunuyor. Yunanca da koltuk değneği anlamına gelen Patriça gündüzü başka, akşamı başka yaşanan ender kalmış huzur sığınaklarından biri. Ne var diye sorarsanız aslında pek fazla bir şey yok. Temiz, sığ bir deniz, yaşayan deniz canlılarının bile doğallığı korunmuş, etraftan koya atık yok. Zamanında zeytin toplamak için gelenlerin konakladığı Birinci ve İkinci Köy olarak anılan 25 - 30 evden oluşan yerleşimler dışında, yazlıklar, siteler yok. Şekil itibari ile koltuk değneğine benzediği için bu isimle anılan Patriça da 1922 yılında Giritliler yaz kış oturup tarım ve zeytincilik yaparken sonraki yıllarda kimse kalmamış. Giritlilerin hepsi Ayvalığa bakan Cunda’nın ön yüzüne taşınmışlar. Patriça’nın zeytinleri ise günümüzde Balıkesir’den gelen işçiler tarafından zeytin toplama mevsiminde yapılıyor olmuş. Metruk evlerin bazıları ise Türkiye’nin önde gelen, ileri görüşlü en zengin kuruluşları tarafından satın alınmış. Zeytin ve çınar ağaçlarının gölgesi ise, yaz aylarında kampçıların gözde mekanlarını oluşturuyor. Piknikçilerin uğrak noktalarından olan bu bölge, lüks otellerden bıkıp biraz da yabanıl hayatın özlemi içinde olan turistlerin, karavancı, kampçıların gözdesi. Aracını sahile park edip, hatta kabin gibi kullananlar, gün boyunca ücretsiz denize girebiliyorlar. Pazar günleri Birinci Köyden sonraki alanlarda piknik izni verilmiyor. Patriça’nın tam karşısında ki Güvercinlik isimli küçük adada yer alan Agios Yorgis Manastırı yıkık duvarları, kulesiyle hala ayakta durmaya çalışıyor. Ada ise martıların yuva yaptığı, keçilerin bırakıldığı ölçüde sakin. Patriça’nın arka tarafında bulunan bir başka dini yapı ise “Ay Işığı Manastırı” olarak anılıyor. Ayvalıktan kalkan günübirlik motor turlarının da deniz banyosu molası verdikleri duraklar’ dan biri olan sahil manastırı, Rumlar zamanında, evlenmek isteyen kızların dilek kapısı olarak ün salmış. Ne var ki, bugün bakıma muhtaç yıkık ve harap durumda.

deneme3

Leave a Reply